Geride bıraktığımız son birkaç yılda, sosyal medya çocukların ve gençlerin yaşantılarının vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Dijital yerliler adı verilen bu kuşak arkadaşlarıyla bağlantıda kalmaya, görüşlerini ve ilgi alanlarını paylaşmaya ya da sevdikleri ünlülerle ilgili en güncel bilgiler edinmek üzere çeşitli dijital platformlar kullanmaya oldukça yatkın. Pew Araştırma Merkezi’nin yürüttüğü bir ankete göre, gençlerin %45’i neredeyse sürekli olarak çevrimiçi olduklarını söylüyor.
Sosyal ağların pozitif bir tarafı olduğuna hiç şüphe yok ama yarattıkları patlama, beraberinde özellikle çocuklar ve gençlerle ilgili ciddi soruların ortaya çıkmasına da neden oldu. Peki, sosyal medyanın karanlık tarafı nedir ve çocuklarınızı bundan nasıl koruyabilirsiniz?

1. Gizlilik ihlali

Tıpkı internetteki herhangi bir etkinlik gibi, sosyal medyada paylaşım yapmak da kalıcı bir iz bırakıyor. Özellikle sosyal medyayı yeni kullanmaya başlayan çocuklar bunun farkına varmayabilirler. Yaşadıkları yeni deneyimin heyecanıyla, tüm dünyanın görmesi için yayımladıkları içerikten pişmanlık duyabileceklerini düşünmeden paylaşım çılgınlığına düşebilirler. Bu gibi aşırı paylaşımlar arasında filtrelenmemiş kişisel düşünceler, garip fotoğraflar ve yanlış ellerde suistimal edilebilecek özel bilgiler bulunabilir.

Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Çocuğunuzun sadece yaşına uygun sosyal medya hizmetlerini kullandığından emin olun. Birçok sosyal ağ hizmetinin, kural olarak asgari yaş şartı bulunur.
  • Çocuklarınızla gizlilik ayarlarını konuşun. Çocuklarınızın bilgilerini ve paylaşımlarını kimlerin göreceğini kontrol etmek amacıyla sosyal medya profilleri özel olarak ayarlanmalıdır.
  • Kişisel belgeler, üzerinde kişisel bilgiler ve taranabilir kodlar yer alan biletlerin fotoğrafları da dahil olmak üzere, özel ve hassas bilgiler ya da görüntüler gibi sosyal medyada istenmeyen sonuçlar doğurabilecek içerik türleri hakkında çocuğunuzla konuşun.

2. Dolandırıcılıklar, aldatmacalar ve sahte haberler

Sosyal medyada paylaşıldığında bilgiler hızla yayılır ve ne yazık ki İnternet’te yayılan sadece komik kedi videoları değildir. Bu konular haberlerde son zamanlarda sıkça yer alsa da, bunlar aslında yeni sorunlar değil. Son moda ürünlerde büyük indirimler sunduğunu iddia eden sahte reklamlardan insanların çeşitli konularda akıllarını çelme amaçlı sahte haberlere ve tamamen asılsız virüs uyarıları ve yalanlara kadar, sosyal medya, aldatıcı içeriği yaymak için uygun bir ortam sunuyor. Çocuklar, kişisel bilgiler karşılığında onlara şaşırtıcı miktarlarda para vaat eden apaçık dolandırma amaçlı e-postaları nasıl ayırt edeceklerini bilseler de, sosyal ağlarda pusuda bekleyen birçok farklı kampanyayı fark edemeyebilirler.

Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • En yaygın işaretlerin üzerinden geçerek çocuğunuza çevrimiçi yanıltıcı içeriğin nasıl farkına varacağını öğretin.
    • Sahtekarlıklarda temel kural şudur: Bir teklif kulağa gerçek olamayacak kadar iyi geliyorsa büyük olasılıkla gerçek değildir.
    • Sansasyonel hikayeler, yazar ya da güvenilir kaynakların olmaması, kötü üslup ve dilbilgisi hataları ve tanınmış medya organlarında raporların yer almaması yanlış bilginin bariz göstergelerdir
  • Yanıltıcı ya da sahte bir paylaşım örneğini çocuğunuzla birlikte inceleyin ve fark edilmesini sağlayan çeşitli işaretleri gösterin.

3. Kinciler, kabadayılar ve ısrarlı takipçiler

Sosyal ağlarda herkes sesini duyurabilir; alçakça niyetler taşıyanlar da maalesef buna dahildir. Çocuğunuz herkese açık bir tartışmaya katıldıktan sonra taciz ya da nefret dolu yorumlarla başa çıkmak zorunda kalmaya veya daha da kötüsü, siber suçluların ya da sapıkların hedefi haline gelmeye hazır olmayabilir. Bir çocuk için çevrimiçi nefretle karşılaşmak kafa karıştırıcı ve fazlasıyla stresli bir deneyim olabilir. Ebeveynler açısından bu gibi sorunları saptamak, geleneksel kabadayılık biçimlerini saptamaktan daha zor olabilir.

Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Genel olarak, sıkı gizlilik ayarları da dahil olmak üzere, gizlilik ile ilgili farkındalık, istenmeyen iletişimin büyük bölümünü uzak tutabilir. Çocuğunuz yabancılardan gelen istekleri kabul etmemesi gerektiğini bilmeli ve profilleri sadece arkadaşları tarafından görülmelidir.
  • Çocuğunuzun sosyal medya kullanımı ile bağlantılı olumsuz bir deneyim yaşadığından şüpheleniyorsanız bu konuyu kendisiyle görüşmeye zaman ayırın. Tehdit edildiğini ya da yargılandığını hissetmeden size güvenmesini sağlayın.
  • Sorun saptandıktan sonra, çocuğunuza çözmesi için yardımcı olun. Birçok sosyal ağ, kullanıcılara kendilerini bir şekilde güvende hissetmemelerine neden olan kullanıcıları engelleme ve bildirme olanağı sunuyor. Daha ciddi durumlarda, sürece polisi dahil etmeyi düşünün.
  • Gerekirse, çocuğunuzun güvenliğini sağlamak adına birisinin size ve çocuğunuza çeşitli süreçlerde eşlik etmesini sağlamak üzere yerel ya da ulusal bir Güvenli İnternet Merkezine başvurabilirsiniz. Her durum birbirinden farklıdır ve özel bir prosedür gerektirir. En önemli şey, fiziksel ve psikolojik olarak çocuğun güvenliğidir. Gerekli olması halinde, Güvenli İnternet Merkezi polise gitme konusunda da yardımcı olabilir.

4. Akıl sağlığı ile ilgili kaygılar

Sosyal medya paylaşımları arasında saatlerce vakit geçirmek, çocukların ruh hallerini ve öz saygılarını etkileyebilir. Bir paylaşımla ilgili beğeni sayısının, doğrudan kişinin ilgisinin göstergesi olduğu platformlar oldukça rekabetçi bir ortam yaratıyor.  Akranlar arası rekabetin yanı sıra, bu platformlar çocukların ünlülere ve sosyal medya fenomenlerine ait profillerin etkisinde kalmalarına da neden oluyor. Bu sosyal medya “yıldızları” herkese açık profillerinde genellikle mükemmel görünür, milyonlarca (genellikle genç ve kolay etkilenebilen) takipçilerine karmaşık bir imaj sunar ve onların kendilerini yetersiz hissetmelerine neden olur. Güven sorunlarına ek olarak, sosyal medyada harcanan uzun sürelerin dikkat bozuklukları, depresyon ve diğer psikolojik sorunlarla ilintili olduğundan şüpheleniliyor. Burada “şüpheleniliyor” kelimesi çok önemli. Sosyal medya sorunların kaynağı gibi görünse de, bu aynı zamanda sadece bir etken ya da tamamen konuyla ilgisiz de olabilir. Bir çocuk telefonuna gereğinden fazla bağlı görünüyorsa bu belki de sorunun kökeni değil, başka bir şeyden kaynaklanan bir dikkat dağınıklığıdır.
Çocuğa anında destek vermek önemli olsa da, hemen sonuca varmamalıyız. Ebeveynlerin çocukları ile zaman geçirmeleri ve yaşamlarının her aşaması ile ilgili konuşmaları gerekir.

Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Çocuğunuzu sosyal medyada saatlerce sohbet etmek yerine, arkadaşları ile birlikte zaman geçirmeye teşvik edin.
  • Ebeveynler de dahil olmak üzere herkesin telefonunu birkaç saatliğine bıraktığı, ekransız bir aile zamanı alışkanlığı geliştirin.
  • Çocuğunuzun davranış ve ruh halinde sosyal medya kullanımı ile bağlantılı görünen değişiklikleri izleyin. Sıra dışı şeyler fark ederseniz çocuğunuzla konuşun ve kendisini rahatsız eden sorunu çözmesine yardımcı olmayı önerin.  
  • Çocuğunuz zorluklar yaşıyor ama yardım çabalarınıza tepki vermiyor gibi görünüyorsa bir ruh sağlığı uzmanına danışmayı düşünün.

5. “Anı” yaşama ve özçekim koleksiyonu oluşturma kıyaslaması

Çocuklar ve gençler, çoğunlukla akranları tarafından onaylanmak ister. Ne yaptıkları ile ilgili mesaj vermeye ve o mesajı doğru sunmaya yoğun biçimde odaklanmalarının nedeni de budur. Her zaman imajlarını geliştirmenin bir yolunu aradılar ama akıllı telefonlar bu durumu önemli ölçüde değiştirdi. Çocuklar havalı ve çekici görünmek isterler ve imaj yaratmaya çok zaman harcarlar.  Bu süreçte, çocuklar (ve yetişkinler), herhangi bir bilgi paylaşmasalar bile, hayatın “anlık” olarak yaşandığını bazen unutur.

Nasıl yardımcı olabilirsiniz?

  • Çok fazla yargılamayın: gençler için popülerliğin ve imajın önemini anlamaya çalışın.
  • Farkındalık yaklaşımını kullanmayı düşünün ve çocukların “anı yaşamak” ile "destek oyları, yorumlar ve beğeniler için yaşamak” arasında ayrım yapmalarına yardımcı olun. Denge kurmayı amaçlayın. Yüksek hedefler koymaya gerek yok: En iyi hedefler farkındalık oluşturmaya yardımcı olmak ve daha fazla “anı yaşama” etkinliğine ilham vermektir.
  • Çocuğunuzla birlikte zararı azaltma yaklaşımı uygulayın ve onu riskler hakkında eğitin.

Çocukların kendileri olmalarına yardımcı olun. Herkesin kusurları olabileceğini öğrenmeleri gerekir. Onlarla diyalog kurun ama çocukları deneyimleri hakkında konuşmaya da teşvik edin. Tüm bunlar yaşanırken, rol model olarak davranmayı unutmayın.